Google+

Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi

Geçtiğimiz Ocak ayında ziyaret etme fırsatı bulduğum Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, 2013 yılında Hamamönü bölgesinde kurulmuş. Eski bir yerleşim olan bu yerin yapıları, Altındağ Belediyesi tarafından restore edilip tarihi Ankara evleri ve konakları ortaya çıkmış ve turizm gelişme göstermiş. Aynı şekilde müze de, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin bir konağı Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne tahsis etmesiyle 2011’de çalışmalarına başlamış. Bu iki paydaş ve Ankara Kalkınma Ajansı’nın konağın müzeye dönüştürülmesi için destek vermesi sonucunda, müze işleve geçmiş.

Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi/ Hamamönü (turizmhaberleri.com)

Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi/ Hamamönü (turizmhaberleri.com)

Kurucu başkan Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Bölüm Başkanı ve UNESCO   Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, müzecilik ve Türk halkbilimi konularındaki deneyimini aktarmak ve bunun dışında da mümkün olduğu kadar fazla sayıda müze açılmasını da teşvik etmek amacıyla yola çıkmış. Ankara’nın kültür turizmi potansiyelini hareketlendirmek, tarihî ve kültürel değerlerini ortaya çıkarmak için alan çalışmaları yapmak ve bu çalışmalardan elde edilen verileri müzede uygulama modellerine dönüştürmek hedeflerini oluşturuyor. Meddahlık geleneği, ebru sanatı ve ıhlamur baskı yapımı, gölge ve kukla oyunları, masal anlatan masal ana, gelin odasında bebeğine ninni söyleyen gelin, muhabbet meclisinde hikâye anlatan hikayeci, mangala ve beş taş oynayan çocuklar, müzede tatbik edilen kültürel miras örnekleri arasında yer alıyor.

Somut olmayan kültürel miras; toplulukların, grupların kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler, bunlara ilişkin araç gereçler,  kültürel mekânları ifade ettiğinden uygulama ve eğitim ağırlıklı bir içeriği olan müze, 2 kattan oluşuyor. Ana kapıdan girdiğinizde sol tarafınızda etkinliklerin gerçekleştirildiği göçebe Türklerin barındığı tarzda yapılmış olan “Çadır Ev”i görüyorsunuz. Daha sonra yöresel kıyafetler giymiş bir görevli tarafından karşılanıyor ve mekanı onunla birlikte keşfediyorsunuz. İlk katta Karagöz- Hacivat, çeşitli eski baskı yöntemleri, keçi boynuzundan elde edilen taraklar bulunuyor.

karagoz-hacivat

Müzenin ikinci katındaysa; şark odası, eski mutfak ve buzdolabı yerine kullanılan tel dolabı, gelin odası ve oyun odası var. Şark odasında misafirler ziyarete gelip sohbet ederken hazırlanan yemekleri, mutfaktan ufak bir dönen dolaptan servis ederlermiş. Mutfakta ne dolaplar çeviriyorsun deyimi de buradan türemiş. Gelin odasında, yeni doğmuş ve eski usullerle kundağa sarılmış olan bebek de temsili olarak bulunuyor. Bebek yatağı, bir sağa bir sola sallanan bir beşik ve kız olduğu için de çeyizleri  şimdiden hazırlanıp biriktirilmiş bir şekilde yanında duruyor. Gelin odasının hemen yanında eskiden yıkanmak için kullanılan minik bir banyo daha var,  duvarında kadınların saçlarını toplayıp asmaları için bir kanca da göze çarpıyor.

2013 yılında kapılarını ziyaretçilere açan Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, kentin tarihi ve kültürel değerlerini ortaya çıkarıp müzede sergileyerek ya da uygulayarak, hem bu değerlerin yok olup gitmesini önlüyor hem de Ankara’nın kültür turizmini harekete geçiriyor.

 

Hakkında Mine Bora Diri

Yeditepe Üniversitesi Turizm Yönetimi ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerini tamamladım, turizm ve tekstil üzerine başlayan çalışma hayatım zaman içerisinde kültür sanata doğru eğilim gösterdi. 2012'de Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Yüksek Lisans'tan mezun oldum ve şu an Elgiz Müzesi, Müzecilik Meslek Kuruluşu ve Europa Nostra Derneği'nde çalışıyorum.

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık