Google+
Chicago’da Sosyal içerikli Sanat ve Gallery 400 Örneği
Gallery 400 | After Today

Chicago’da Sosyal içerikli Sanat ve Gallery 400 Örneği

Aralık 2015’te, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi tarafından düzenlenen etkinlikte “Sosyal Katılımlı Sanat Yönetimi Uygulamaları: Chicago Örneği” üzerine konuşan Pınar Üner Yılmaz, bu alandaki gözlemlerini ve deneyimlerini #MMKDMeslekiGelişim için yazdı.

***

Pınar Üner Yılmaz 

Amerika Birleşik Devletleri, özellikle İkinci dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın ve müzelerinin güvenilmezliklerini kanıtlamalarıyla, sanatçılar için yeni bir sığınak noktası olmuş, sanat üretiminin daha özgür, yenilikçi ve öncü bir biçimde devamlılığı için bir odak noktası haline gelmiştir. Başta New York ve Los Angeles olmak üzere, ABD şehirleri yirminci ve yirmi birinci yüzyılda sanatçılar tarafından en çok tercih edilen şehirler arasına girmiştir. New York, çok kültürlü yapısı, yoğun nüfusu, dinamik şehir hayatı, ve kısıtlı bütçelerle pek çok etkinliğe fırsat sunmasıyla sanat şehirlerinin de başını çekmektedir. Los Angeles ise hem ikliminin çekiciliği, hem de Hollywood’a ev sahipliği yapmasıyla, popüler kültürün ve onun ekseninde gelişen sanatın bir kalesi haline gelmiştir. Peki, ya Amerika’nın ortasında, kuzeyde, soğuk fakat mimari açıdan da bir o kadar çekici bir Orta – Batı şehri olan Chicago sanat ve kültür ağları haritasında nerede yer alır?

Gallery 400 | After Today

Gallery 400 | After Today

Sanattan beklentinin oldukça arttığı, estetik değerlerinin yanı sıra, hayatı dönüştüren, gündelik yaşama dokunan, kamu ile iç içe olabilen sanat biçimlerinin rağbet gördüğü bir ortamda artık sanat hayatın içine daha da fazla müdahil oluyor. Dolayısıyla, “başka bir dünya mümkün mü?” diye soran sanat yapıtları, sosyal konulara, siyasete, ve toplumsal sorunlara değinen işler, dünya çapındaki sanat merkezlerinde, güncel sanat galerilerinde ve müzelerde daha çok yer alıyor. Chicago ise böylesi yapıtların ortaya çıktığı bir merkez. Öyle ki sosyal içerikli sanat ya da sosyal sanat Chicago için yeni değil. Jane Adams’ın kurduğu Hull House Müzesi’nden, John Dewey’nin okul reformları üzerine yazılarına ve Chicago’ya özgü emek ve iş reformlarına kadar sosyal pratik ve sanat neredeyse yüz yılı aşkın bir süredir bu şehirde iç içe yaşıyor. Ne var ki son on yıla yakın bir zamandır bu sanat biçimi, giderek kentin kimliğini belirleyici bir hal almış durumda. Chicago’daki büyük müzelerden galerilere, bağımsız sanat merkezlerinden yer altı kültür merkezlerine kadar her kurum ve birey, sosyal sanata daha fazla yer vermek için çaba harcıyor. Öncülüğünü Chicago Sanat Enstitüsü’ne (School of the Art Institute of Chicago) bağlı, Sullivan Galerileri’nin direktörü, Mary Jane Jacob’un yaptığı bu sanat akımı, Chicago sanat sahnesinin yapı taşlarını oluşturan Michael Rakowitz, Pablo Helguera, James Duignan, J. Morgan Puett, Pocket Guide to Hell, İñigo Manglano-Ovalle, Dan Peterman, Laurie Jo Reynolds, Temporary Services, Theaster Gates, ve Rirkrit Tiravanija gibi isimlerle biliniyor. Bu isimler, Chicagonun diğer sanat merkezlerine de öncülük yapmış ve sosyal katılımcı sanat Chicago’nun kimliğini belirler hale gelmiş.

Gallery 400 | Here, There, Everywhere

Gallery 400 | Here, There, Everywhere

Bu kurumlardan biri de Illinois Üniversitesi’ne bağlı Gallery 400. 2013 Kasım’ından itibaren, Yaşamın Standardı (Standard of Living) başlığı altında bir dizi sergi, sosyal program ve söyleşiye yer veren galeri, küresel kriz sonrası ekonomileri ve sanatın bu duruma verdiği tepkiyi göstermeyi amaçlıyor. Eğer Sahip Olabilirsen / Anlarsan İyi İş (Nice Work If You Can Get It) başlıklı ilk sergisiyle başlayan Yaşamın Standardı, sanatın, güncel ekonomik durumları, iş ve emek koşullarını anlamak için nasıl bir katalizör, lens, hatta bir araç olarak kullanılacağını sorguladı. Eğer Sahip Olabilirsen / Anlarsan İyi İş sergisi, Arturo Hernández Alcázar, Ramón Miranda Beltrán, Melanie Gilligan, The Ladydrawers, Mary Lum, Yoshua Okón, Pocket Guide to Hell, Karina Aguilera Skvirsky, Pilvi Takala, Ward Shelley, ve Andrew Norman Wilson gibi Chicago merkezli ve uluslararası sanatçılara yer verdi. Ardından gelen “Burada, Orada, Her Yerde” (Here, There, Everywhere) sergisi ise yine küresel ve yerel ekonomileri, Lara Almarcegui, The Beehive Collective, Guy Ben Ner, Ramiro Gomez, Ryan Griffis & Sarah Ross ve Alevtina Kakhidze gibi sanatçılar aracılığı ile yansıtmayı hedefledi. Sergide yer alan sanatçılardan The Beehive Collective, iki büyük boy poster ile güney Amerika’daki küresel şirketleri ve bu şirketlerin bölgenin doğal kaynaklarını nasıl sömürdüğünü ortaya koyarken, Ramiro Gomez, ev işlerinde çalışan genelde göçmen emekçilerin nasıl görünmez yapıldığını daha da gözler önüne serdi. Galerinin topluluk danışmanlığını yapan bir ekip ise, sergi süresince, Chicago’da bulunan sosyal adalet inisiyatifleri ve sosyal sorumluluk gruplarıyla toplantılar düzenleyerek sonraki sergiler için nasıl bir yol izlenebileceğini tartıştılar. Bu toplantılar, hayat ve sanatın nasıl bir arada olabileceğini ve farklı gruplardan olan insanların, hangi yollarla, müze, galeri, sanat merkezi gibi mekânlara çekileceğini araştırdı. Bu araştırma sonunda ise Mayıs 2015’te Bugünden Sonra (After Today) sergisi açıldı. Chicago’da son zamanlarda gerçeklesen Eğitimciler Sendikası grevi, asgari ücretin saatlik 15 dolara yükseltilmesi çabaları, fast-food sektöründe çalışan işçilerin emek koşulları, doğum izinleri, bölgeler arası ekonomik eşitsizlik ve ayrımcılık  ve üniversite öğrencilerinin borçları gibi pek çok konuyu irdeleyen sergide, Chicago sanat ortamının nabzını tutan isimler, Marianne Fairbanks, Fultonia, 96 Acres, Jason Lazarus, Cauleen Smith, Jan Tichy ve Amanda Williams yer aldı.

pinar-uner-yilmaz-3

Gallery 400 | Nice Work If You Can Get It

Chicago’daki sosyal içerikli sergiler elbette yukarıda bahsedilenlerden ibaret değil. Hemen her ay, Chicago’da, Amerika ve dünya genelindeki sosyal ve ekonomik sorunları irdeleyen, toplumsal olaylara işaret eden yeni bir sergi açılıyor. Sanatın değiştirici ve dönüştürücü etkisini – ya da bu etkiye sahip olamayışını –  deneyimleyen, sosyal adaletsizliğe, polis ve devlet şiddetine, işsizliğe, evsizliğe, kadın ve cinsiyet haklarına, riskli çalışma koşullarına, çevre kirliliği ve ekolojik yasama,  ebeveynliğe; kısacası, hayat, evren ve her şeye dair meseleleri sorgulayan sosyal sanat, giderek Chicago sanat ortamının kimliğini belirliyor ve sanatçıların üretimlerinin de belkemiğini oluşturuyor. Sonuç olarak, sosyal sanat ile Chicago, New York, Los Angeles ve New Orleans gibi sanat merkezleri arasında farklı bir yer tutmanın peşinden koşuyor ve bunu da şimdiye kadar başarmış gibi gözüküyor.

 

***

 Yazar Hakkında

Pınar Üner Yılmaz, University of Illinois, Chicago’da (UIC) kültürlerarası küratoryal pratikler ve İstanbul Bienali üzerine sanat tarihi doktorası yapmaktadır.  Lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sanat Yönetimi Programı ve Yüksek Lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat ve Tasarım Programı’nda tamamlayan Üner Yılmaz, lisans ve yüksek lisans eğitimi sırasında Türkiye’nin önde gelen müze ve galerilerinde rehber, eğirmen, ve asistan küratör olarak görev yapmıştır. Yüksek Lisans eğitimi süresince de mezun olduğu bölümde araştırma görevlisi olarak çalışan Üner Yılmaz, 2011 yılında Fulbright bursu alarak Amerika Birleşik Devletleri’nin Illinois eyaletinin Chicago şehrindeki Illinois Universitesi’nde doktora eğitimine başlamıştır. Bu sırada Chicago’nun önemli güncel sanat merkezlerinden biri olan, üniversiteye bağlı Gallery 400’de asistan küratör olarak çalışmış, aynı zamanda üniversitede küresel sanat ve küratörlük üzerine dersler vermiştir. TÜBiTAK doktora bursu, TEV lisans bursu, SAHA destek bursu, gibi ulusal ve uluslararası pek çok burs almış olan Üner Yılmaz, Independent Curators International’in düzenlediği Curating Now programı, AB Grundtvig, ve çeşitli Avrupa Birliği projelerinde yer almıştır.

 

 

 

Hakkında MMKD

Türkiye'de müzecilik platformu // bilgi@mmkd.org.tr

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık