Google+

Kültürel mirasın pazarlanması ve yerel ekonomiye katkısı

iamsterdam-f

Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Turizm Yönetimi Yüksek Lisans Programı kapsamında, 6 Mart 2013 tarihinde İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Arka Oda’da düzenlenen “Kültürel Etkinlikleri, Turizm Ürünü Olarak Değerlendirmekbaşlıklı seminerde Björn Stenvers, müzecilik alanındaki yeni trendleri ve Amsterdam’da hayata geçirilen, 43 müzenin bir arada yönetildiği, müze yönetim modelini anlattı. Petek Göker Erköse*, seminerin öne çıkan noktalarını MMKD için kaleme aldı. 

***

Kültürel mirasın pazarlanması ve yerel ekonomiye katkısı 

Björn Stenvers, müzecilik ve sinema, kültürel miras, şehir markalaşması ve müze yönetim mekanizmaları üzerine yaptığı kapsamlı sunumunda, müzelerin tek başına ayakta durmasının çok daha zor olduğunu ve işbirliği ile yönetimsel zorlukların ve çevresel kısıtlamaların aşılmasının mümkün olduğu gözlemleniyor.

Küresel müzecilik gelişim trendlerinde özellikle müzelerin açılış-kapanış saatlerindeki sınırlandırmaların yavaş yavaş ortadan kalktığı ve beyaz yakalı çalışanlara yönelik müzelerin daha geç saatlere kadar açık olduğu görülüyor. Özellikle günümüzde müzeleri yerinde ziyaret etmekten daha çok çevrimiçi ziyaretlerin yükselişte olduğu gözlemleniyor. Dünya çapındaki tüm önemli müzelerin online ziyaretleri ve müzeye internet üzerinden 7/24 kesintisiz erişimi sağlayan bir iletişim modeli var. Bu konuda müzelerin takipçilerine ait istatistikler ve reel ziyaretçi sayılarının karşılaştırması çarpıcı bir bakış açısı getiriyor. İhtiyaçlar temelinde ve müzecilik trendlerinde Internet kullanımının Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en temel ihtiyaçlar olarak kaydedilebileceği bir noktaya geliyoruz.

Amsterdam’da 52 farklı direktör tarafından yönetilen 43 müzenin yönetimini tek bir çatıda toplayan Amsterdam Resmi Müzeleri / Official Museums of Amsterdam (OAM) teknik ve yönetimsel işlerin senkronize bir şekilde yürütülmesinin verimliliği büyük ölçüde artırdığını ve aynı zamanda kolaylaştırdığını gösteriyor.

Ziyaretçilerin müzelere erişimini kolaylaştıran uygulamaların tek bir kurul üzerinden yönetilmesi ise müzelerin daha etkin ve verimli sonuçlar elde etmesini sağlıyor. Müze ziyaretlerini tek bir giriş kartı üzerinden gerçekleştirebilmek, müzede planlanacak özel etkinlikler için tek bir nokta ile iletişime geçip tüm bilgileri edinebilmek, tüm müzelerde tek bir internet sağlayıcı ile bütçe tasarrufu yapabilmek gibi avantajlar, telefon veya internet üzerinden yedi gün yirmi dört saatlik bir hizmet ile taçlandırıldığında hem kullanıcıların hem de müze yönetiminin daha başarılı bir sonuca ulaşmalarını sağlıyor.

Şehir markalaşması konusunda Amsterdam’ın reklam filminde özellikle öne çıkan “kültür” ve “genç” vurgusunun müzecilikte öne çıkarılmak istenen yeni trendler olduğu ve yılın farklı aylarına yayılan festivallerle pazarlama faaliyetlerinin dönemsel olarak şehirdeki hareketliliği dengelemesi amaçlanıyor. Müzecilik ve daha geniş kapsamda kent pazarlaması konusunda özellikle havayolları ile yapılacak özel anlaşmalar ile hem yabancı hem de yerli turistler için avantajlı ziyaret paketlerinin yanı sıra çocukları da içeren alternatif ürünler yaratılması dünyada gelişen müze pazarlama araçlarından birini oluşturuyor.

Müzecilik alanında yeni trendler kapsamında, Hollanda, Rusya ve Katar örneklerinden yola çıkarak kadınların üst düzey pozisyonlarda aldıkları görevlerin kültür ve müzecilik alanlarında yükselişte olduğu görülüyor.

Yeni müzecilik anlayışında, bireylerin, eserlerle karşı karşıya pasif bir müze ziyareti gerçeklestirmesinden ziyade eğlenceli, yaratıcılığı ön plana çıkaran ve etkileşime açık bir müze ziyareti tecrübe etmesi amaçlanıyor. Bu bağlamda sinemanın rolü önem kazanıyor. Herhangi bir reklamdan çok daha etkili olan bu görsel sanat bireylerin öğrenme sürecini hem keyifli hem de unutulmaz bir hale getirebiliyor. Bu noktada mimari de aslında bir pazarlama aracı olabiliyor. Müzelerde yapılan restorasyon çalışmaları veya farklı bir mimari tasarım da aynı şekilde ziyaretçi sayılarının artmasında doğrudan etkili oluyor. Bu bağlamda Rijkmuseum, Bilbao, Stedelijk Museum örnekleri ile farklı bir mimari tasarımın yıllık ziyaretçi sayısını birkaç misli artırabildiği istatistiklerden anlaşılıyor.

Kültürel mirasın pazarlanması ve yerel ekonomiye katkısı konusunda öne çıkan iki örnek Koniakow ve Moldova, somut olmayan kültürel mirası somut ürünlere dönüştürmek yoluyla yerel kalkınmada kültürel miras öğelerinin büyük bir pay sahibi olabileceğini gösteriyor.

 

* Petek Göker Erköse, Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü ve Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Turizm Yönetimi Yüksek Lisans Programı Yarı Zamanlı Öğretim Görevlisi  

Hakkında MMKD

Türkiye'de müzecilik platformu // bilgi@mmkd.org.tr

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık