Google+
MMKD Tartışıyor: Kimler Müzede Nasıl Çalışır?

MMKD Tartışıyor: Kimler Müzede Nasıl Çalışır?

Bu yıl, 27-29 Nisan tarihleri arasında ikincisi düzenlenen Heritage Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı, bu alanda çalışan kişi ve kurumların yer aldığı stant alanına paralel olarak düzenlenen sözel etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Programın “Miras Sohbetleri” bölümüne davet edilen Müzecilik Meslek Kuruluşu Derneği’ni temsilen, Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Cânan Cürgen (Beşiktaş JK Müzesi Müdürü), Genel Sekreteri Zeynep Toy (Tetrazon Müze Sergi Tasarım Prodüksiyon) ve Üyesi Ata Yersu (Aşiyan Müzesi Müdürü) müzecinin ve müzeciliğin tanımını, dinleyicilerin yorumlarıyla birlikte, tartışmaya açtılar: Muhayyel Bir Meslek Olarak Müzecilik.

“Müzecilik mesleği, sahada icra edilen, ama müzeci kimdir diye sorduğumuzda, tek ve net bir yanıtı olmayan bir meslek. Biraz mesleğin tanımına, daha sonra karşılaştığı zorluklara-sorunlara ve bunların çeşitli kurum ve kuruluşlarda bir meslek uzmanı tarafından nasıl aşılmaya çalışıldığına bakacağız.” – Cânan Cürgen

mmkd-2

Sohbette sözü önce, 24 yıldır müzecilik alanında çalışan, Ata Yersu alıyor ve bir tarihçi olduğunu vurgulayarak, konuşmasına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müzecilik faaliyetlerinin geçmişini anlatarak başlıyor. Daha sonra da konu, geçtiğimiz yıllarda tamamlanan Aşiyan Müzesi yenileme çalışmalarına geliyor. Yersu, bu süreç boyunca, Müze’nin hem sergileme tekniklerinde hem de eserlerin kendilerinde yapılan iyileştirme çalışmalarını ve bu çalışma boyunca farklı disiplinlerden uzman kişilerin nasıl beraber çalıştığını anlatıyor. Daha sonra müze işletmeciliğine değinen Yersu, müzeye adım atıldığı anda ziyaretçiyi karşılayan resepsiyon görevlisinden, eseri sergi salonuna yerleştiren kişiye kadar herkesin müze işletmesinin bir parçası ve aynı zamanda bir müzeci olduğunun altını çiziyor.

“Aslında müzecilik bir hastalık gibi bir şey. İçine girdiğiniz zaman, inanın, sevmezseniz yapamazsını. Severseniz de ayrılamazsınız. Bana sorarlar, mesain ne zaman bitiyor?, diye. Hiçbir zaman.” – Ata Yersu

Cürgen, bu noktada müzecinin kim olduğuna dair oluşan algıyı tartışmaya açıyor. Müzecinin genelde arkeolog ya da sanat tarihçisi olarak düşünüldüğünü, çünkü Kültür Bakanlığı’ndaki istihdamın bu şekilde yapıldığını söylüyor. Kendisi gibi müzecilik yüksek lisansı yapan kişilerin Kültür Bakanlığı nezdinde müzeci olarak tanımlanmadıklarını vurgulayan Cürgen, bu bağlamda MMKD faaliyetlerinin kamuoyunda müzeci ve müzecilik tanımları oluşturmayı hedeflediğini belirterek sözü Zeynep Toy’a bırakıyor.

mmkd-3

Toy, söze, yer aldığı müze-sergi projelerini ayırdığı temel beş grubu ve gruplara verdikleri hizmetleri anlatarak başlıyor: Her şeyi olanlar (koleksiyonu, mekânı, fikri ve bütçesi var, uygulama aşamasında danışmanlık yapılıyor), koleksiyonu olmayanlar (örneğin, fikir olan var olan kent müzelerinin koleksiyonları, sahaya inip araştırma yapılarak oluşturuluyor), mekânı olmayanlar (çalışanların ve eserlerin ihtiyaçlarına göre mekân tanımlanıyor), bütçesi olmayanlar (sponsorluk çalışmalarında dikkat edilmesi gereken noktalar aktarılıyor), hiçbir şeyi olmayan ama müze kurmak isteyen kurum ve kuruluşlar (en temelden ihtiyaçlar belirleniyor). Bunun bir ekip işi olduğunu vurgulayan Toy, birlikte çalıştığı ve hatta hâlâ birlikte çalışmayı öğrendiği ekip üyelerini de şöyle sıralıyor: Küratörler, mimarlar, iç mimarlar, endüstriyel tasarımcılar, grafik tasarımcılar, aydınlatma tasarımcıları, konservatörler, restoratörler, arkeologlar, vb. Toy’un dikkat çektiği en önemli noktalardan biri de müzelerin sürdürülebilirliği. Başka bir ifadeyle, sıfırdan kurulan bir müzenin sergilerinden eğitim programlarına uzanan farklı faaliyet alanlarında nasıl işletilmesi gerektiğine dair planlamanın yapılması ve bu bilginin aktarımı.

“Müzeci olarak tasarım uygulama konusundaki tasarımcı arkadaşlarıma bir köprü görevi kuruyorum aslında. Bu fikri isteyen, bu projeyi isteyen, işverenlerimizle, tasarımcı arkadaşlarımız arasında bir köprü kurarak, nasıl bir müze olması gerektiği, koleksiyonun nasıl tanımlanması gerektiği, nasıl sergilenmesi gerektiğini tek tek anlatıyorum. Her proje kendine göre özgün oluyor. Tek tek hepsini yeni bir kitap yazıyor, yeni bir film çekiyormuş gibi yeniden yapıyoruz.” – Zeynep Toy

Müze kurulumundaki detayların ardından Cânan Cürgen sözü, bir müzede kimlerin çalıştığına getiriyor. Kültür Bakanlığı’nın müzeci tanımını bir kenara bırakarak, soruyu başka bir açıdan ele alıyor: Bir müzede kimler nasıl çalışır? Cürgen’e göre kurumlar, Kültür Bakanlığı’nın aksine, lisans eğitimi ne olursa olsun, müzecilik alanında yüksek lisans yapan kişileri tercih ediyorlar. Ancak, yine Cürgen’e göre, alınan bu eğitim sonrasında müzede çalışmaya başlanıldığında, müzeciliğin pek de tahayyül edildiği gibi bir meslek değil. Çünkü sadece okulda alınan müzecilik eğitimi yeterli olmuyor. Bu noktada Cürgen, müzeciliğin alt alanları olarak adlandırılan, eğitim, iletişim, koleksiyon yönetimi, koruma ve restorasyon alanlarında da uzman olunmasa bile en azından işin nasıl yapıldığını bilmenin mesleki gelişim açısından önemine dikkat çekiyor. MMKD’nin çalışmalarını bu bağlamda değerlendiren Cürgen, bu farklı alanlardan temsilcileri dernek çatısı altında bir araya getirmeye çalıştıklarını ve aralarında iletişim kurmayı amaçladıklarını söylüyor.

“Simitçi, kahveci, gazozcu, müzeci diyemiyoruz, çünkü spesifik bir tanımı yok bu işin.” – Cânan Cürgen

Sohbet, sergi planlama süreçlerine odaklanarak devam ediyor. Ata Yersu’ya göre her sergi süreci farklı işliyor, ancak temelde yapılan bir tema bulup onun hikâyesini oluşturmak ve daha sonra sergide yer alacak eserlerin kurgulanmak.

“İnsanlar hikâyeyi severler. Bir roman okur gibi o müzeyi, o sergiyi gezmesi gerekiyor.” – Ata Yersu

Müze-sergi hazırlık süreçlerine daha yakından bakmak üzere Zeynep Toy, Tetrazon’un en son tamamladığı proje olarak BJK Müzesi’nin, yaklaşık 2-3 ay süren, planlama çalışmalarını anlatıyor. Hikâyeyi oluşturmak için önce BJK’de görev alan kişilerle görüşmeler yaptıklarını, bu görüşmeler doğrultusunda bazı kişi ve olayların nereye-nasıl yerleştirileceğinin en başından beri belli olduğunu, ancak bazı noktaların uzun süre tartışıldığını belirtiyor. Örneğin, kurguda nasıl yer verileceği çokça tartışılan noktalardan biri taraftar grupları. Beşiktaşlı olmak kavramının bir tutkuyu işaret ettiğini söyleyen Toy, bu tutkuyu en iyi yine taraftarların aktarabileceğine inandıkları için, hikâyeyi yeniden yazmak yerine, doğrudan onların anlatılarını kullandıklarını anlatıyor. Kurgu tartışmalarının önemli bir kısmını da dijital teknolojiler oluşturuyor. Hangi bilginin dijital araçlarla aktarılabileceği kurgunun oluşturulmasının önemli bir ayağı. Müze kurulum aşamasının en hayati noktası şüphesiz şantiye süreci, daha önce hiçbir müze deneyimi olmayan şantiye çalışanlarına, işçilere, eserlere nasıl dikkat edileceğini anlatmak.

“Az önce güvenlik, aydınlatmacı derken, aynı zamanda, müzelerin kurulum aşamasında, biz mobilya yapan, gerçekten sadece şantiye görmüş işçilerle de çalışıyoruz ve onlara müzeciliği anlatıyoruz. Seviyor insanlar müzecilik mesleğini. Lütfen esere dokunmayın, lütfen şu vitrine şöyle bir müdahalede bulunmayalım diye anlatmak zorunda kalıyoruz.” – Zeynep Toy

Yeni müzecilik kavramı çerçevesinde sohbette ele alınan konulardan biri de müzelerin bugün artık odağını deneyime kaydırması oluyor. Cürgen, ziyaretçi ve müze arasındaki etkileşime dikkat çekerek, müzeciliğin bu noktada kendisini nasıl geliştirmesi gerektiğini tartışmaya açıyor.

“Müzecilik mesleği nereye gidiyor?” – Cânan Cürgen

Müzecinin mesleki tanımına, kamuoyundaki algısına, sürekli yenilenen müzecilik yaklaşımlarına, dijital uygulamalara ve teknolojik yeniliklere farklı açılardan odaklanan sohbet, yine müzecilerden oluşan dinleyicilerin yorumlarıyla zenginleşerek sona eriyor. Müzelerde sosyal medya kullanımı, iletişim stratejileri, koleksiyonun dijitale aktarımı ve bu bağlamda genç kuşaklara bilgi aktaran eğitim programlarının planlaması tartışma bölümünde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

Etkinlik boyunca MMKD Facebook sayfasında canlı yayınlanan sohbetin tamamını aşağıda izleyebilir ve müzecilik mesleğinin tanımına dair görüşlerinizi aşağıdaki yorum alanına yazarak tartışmaya siz de katılabilirsiniz.

Hakkında Elif Çiğdem Artan

Müzelere kafayı takmış bir garip ruh; büyüyünce yüksek sosyolog ev hanımı olacakmış.

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık