Google+

Mekan ve Olasılıklar: “Müze ve Sergilemede Kurgu”

mekan ve olasiliklar

Karaköy Rum İlkokulu 3-5 Nisan tarihleri arasında “Mekan ve Olasılıklar” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Mekansal iletişim alanında farklı disiplinlerde faaliyet gösteren kişi ve kurumları bir araya getiren bu etkinlikte çeşitli araçları kullanarak mekanların nasıl dönüştürülebileceği örneklendi.

Oluşturulan sergi alanında farklı sergileme ekipmanları ve teknikleri de tanıtıldı. Bu alandaki en ilgi çekici uygulamalar koku duyusuna da hitap edecek şekilde kurgulanan çalışmalardı. Gülçiçek Kimya’nın kokularını tasarladığı; Yalın Tan ve Jeyan Ülkü’nün, “Kaleidoscope”, Aziz Sarıyer’in “Book Smell” ve Durmuş Dilekçi ile Salih Küçüktuna’nın “Illusionist” isimli çalışmaları beş duyuya hitap eden uygulamalara güzel birer örnekti. Kurumsal kimlikte konunun önemine ve etkisine dikkat çeken bu çalışmalar müzeler için de bir örnek teşkil edebilir.

kaleydoskop

Sergi alanının yanı sıra, etkinlik boyunca her gün farklı bir konuya odaklanan, konferanslar düzenlendi.

Müzecileri en çok ilgilendiren etkinliğin 2. günüydü. “Müze ve Sergilemede Kurgu” ana başlığı altında Prof. Tobias Wallisser ve Prof. Uwe Brückner’in sunumlarını Elif Koçak Müzecilik Meslek Kuruluşu Derneği adına izledi ve konferanstan notları MMKD Twitter sayfası üzerinden #MuzeVeMekan etiketi ile paylaştı.

“Mimar sadece bina cephelerini değil, binayı tasarlamalıdır.”

İlk konuşmacı Prof. Tobias Wallisser “Müze Mimarisi” üzerine konuştu. Almanya’daki Stuttgart Mercedes-Benz Müzesi de dahil olmak üzere birçok projede sorumlu mimar olarak görev alan Wallisser sunumunda bu projelerden örneklerle müze, mimar ve müzeciler arasındaki diyalogun nasıl olması gerektiği, müze mimarisi ile ziyaretçi arasındaki iletişimin önemi ve mimarın bu iletişimi nasıl kurabileceğinden bahsetti.

Mimarın sadece bina cephelerini değil, binayı tasarlaması gerektiğini söyleyen Wallisser, teknolojiden yararlanılması gerektiğini ama kaynakların etkin kullanılmasının çok önemli olduğundan bahsetti. Mimaride insanlara ilham veren tasarımlar yaratmanin önemli olduğun belirten Wallisser’e göre binalar doğayla uyum içerisinde olmalı ve gelecekte mutlaka teknoloji yapılarda yer alacak ama günümüzdeki kadar göz önünde olmayacak.

wadsworth-atheneum

Wallisser’in mimarinin müze deneyimindeki rolü üzerine ilk örneği Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski sanat müzesi olan Wadsworth Atheneum Museum of Art ‘ta gerçekleştirdikleri geniş kapsamlı mimari genişleme ve yenileme çalışmasıydı.

wadsworth-atheneum-museum

Müzeye gelen herkesin kendi deneyimine karar verebilmesi gerektiğini belirten Wallisser, Wadsworth Atheneum Museum of Art’ta yaptıkları çalışmanın müzedeki çeşitli hizmet alanlarının “yeni bir anlayışla farklı bir şekilde tekrar bir araya getirilmesi” olduğunu vurguladı.

Mimar, müzeyi tasarlarken mutlaka sergileri kurgulayacak kişiler tarafından bilgilendirilmelidir. Müze, içerikten bağımsız olarak tasarlanamaz.

Müze mimarisi, ziyaretçiye hep bir sonraki köşeyi dönünce ne göreceğini merak ettirmelidir.

Tobias Wallisser’in değindiği bir diğer müze mimari projesi Stuttgart’ta faaliyet gösteren Mercedes-Benz Müzesi’ydi.

UN Studio tarafından tasarlanan müze binası, Stuttgart Daimler fabrikasının ana kapısının hemen dışında yer alıyor.

mercedes_benz_museum_un131108_13

Tek bir kalem hareketiyle çizilebilen ve sonsuz bir döngü sunan 3 yapraklı yoncaya benzeyen binanın merkezi üçgen bir atriyum oluşturuyor. Wallisser müze binasının bu şekilde tasarlanmasının sebebini “mimari ile ziyaretçiyi müzenin içine çekmeyi hedeflemeleri” olduğunu ve dik köşeler barındırmayan bu binada ziyaretçinin sürekli biraz ileride ne olduğunu merak ettiğini belirtti.

Mercedes Benz Müzesi’ne gelen yıllık ortalama 1 milyon ziyaretçi, bina içerisinde 5 km yürüdükleri halde hiç şikayet etmiyor. Çünkü sürekli biraz ileride ne olduğunu merak ediyorlar. Müze, mimarisi ile ziyaretçiyi içine çekiyor.

mercedes_benz_museum_un131108_2

Wallisser, mimarisi ile çok farklı sergileme alanları ve imkanları sunan müze binasının bir kaleydoskop gibi birçok farklı pencereden çok farklı alanlara girmemize imkan verdiğini ekledi.

mercedes-benz-museum-1_3cYIk_3868

 Mercedes-Benz Müzesi arabaları sergilemeyi değil onları canlandırmayı hedefliyor.

Wallisser, konuşmasına bina cephelerinin sadece cephe olmayıp enerji ve hareket yaratmaları gerektiğini ekledi. Sunumunun başında vurguladığı mimar ve sergi kurucuların arasındaki ilişkiyi şu sözle vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Sergi kurucular senaryoyu yazıyor, biz mimarlar ise filmi çekiyoruz.


“Biçim İçeriği İzler”

Mekan ve Olasılıklar etkinliğinin müzelerle ilgili bölümünün ikinci konuşmacısı Prof. Uwe Brückner‘di. Scenography (Sahneleme) ile izleyicinin kurgu ile etkinleşime girebildiği pek çok önemli sergi tasarlayan Brückner, kurucusu olduğu Atelier Brückner firması ile “tanıtmakla meşgul olduğu içerik için mekansal kavramlar” geliştiriyor.

Uwe Brückner yaptıkları işi şu şekilde tanımlıyor:

İyi bir tasarımın insanları bilgilendirmesi ve heyecanlandırması gerekir. Ama bu hedefe nasıl uaşabilirsiniz? Bizim yolumuz şu; içerik biçimi oluşturur ve mekan haline gelir. Biz iiçerikten oluşan “scenography”ler geliştiriyoruz ve bunun sayesinde ziyaretçi, gözlemci ve müşteriler bizim dikkate aldığımız konuların bir parçası haline gelebiliyor. Misyonumuzu anlatmakla yükümlü olduğumuz içerikten tutarlı mekansal kavramlar üretilmesi olarak görüyoruz; temel anlayışımız “Biçim içeriği izler”.

Brückner’in izleyicinin kurgu ile iletişime geçebildiği uygulamalar için ilk örneği Ausburg’da faaliyet gösteren Staatliches Textile und Industrie Museum’dandı. Müze için oluşturdukları “Dijital Desen Kitabı” izleyicilerin diledikleri gibi inceleyebilecekleri 1 milyonun üzerinde desen barındırıyor.

 PM_tim_02

Brückner, Expedition Titanic sergisi içinde oluşturulan alanla ziyaretçileri “bir an durarak kazada hayatlarını kaybeden yolcuları anma imkanı” sunduklarını belirtti. Expedition Titanic sergisi tasarımı ve içeriğiyle gemi ve yolcuların kaderlerinin herkesi duygusal olarak etkilemesini hedefliyor.

 expedition-titanic

 Scenography (sahneleme) ile geçmişi geleceğe taşıyabilirsiniz.

Brückner,  mekan tasarlarken başka hiçbir yaratım disiplininin scenography’nin sağladığı kadar çok katmanlı ve interaktif araç sağlamadığı belirtti ve buna örnek olarak Münih’teki BMW Müzesi’nde gerçekleştirdikleri bir uygulamayı verdi. Metal toplarla oluşturulan hareketli bu yerleştirme ile BMW’nin araba modelleri canlandırılıyor.

 

Özel bir sergi tasarımı, tasarım önerilerine multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Öyle ki mekan, ışık, ses, grafik ve medya tasarımının birlikte kaynaşıp mekansal görüntüleri oluşturan ortamları aracılığıyla ziyaretçilerin belirli bir hikayenin merkezine yönelmesini sağlar.

Brückner, scenography’nin sergide yer alan eserlerin fiziki görünüşlerinin de ötesindeki içerdiklerini anlatmak için çok yararlı olduğunu sözlerine ekledi.  Amsterdam’daki Het Scheepvaartmuseum ‘daki uygulamarından örneklerle konuyu detaylandırdı.

gemaelde_01

Het Scheepvaartmuseum’da yer alan ve arkasında birçok hikaye barındıran tablolarla ilgili çoklu dokunmatik ekranlar kullanılarak ziyaretçilerle daha fazla bilgi paylaşılıyor. Bu ekranlar sayesinde ziyaretçiler tabloların önünde daha fazla zaman geçirerek, daha derin bilgi ediniyorlar.

Bunun yanı sıra, Het Scheepvaartmuseum’da ziyaretçiler sergilenen yerkürelerin sadece bir yüzünü görebiliyorken, yapılan “interaktif yerküre” uygulaması ile koleksiyondaki yerküreleri her açıdan inceleyebiliyor, yerkürelerin hikayelerini öğrenebiliyorlar.

 globen_01

Brückner’in konuşmasının sonunda müzelerin sürdürülebilirliği için önemli bir noktaya değindi;

Müze ve sergiler internetin tehdidi altında. Artık her türlü bilgiye internet üzerinden erişilebiliyor. Müzeler ayakta kalabilmek için bilginin ötesine geçerek insanların internette bulamayacakları eşsiz deneyimler yaratması gerekiyor.

Hakkında MMKD

Türkiye'de müzecilik platformu // bilgi@mmkd.org.tr

Bir yorum

  1. “Zenginlerin pespaye hayatlarındaki
    güzel yama olan sanata ölüm!
    Yoksulların kirli ve iç karartıcı dünyalarındaki
    mücevher sanata ölüm!
    Yaşanmaya değmez bir hayattan kaçmanın
    aracı olarak sanata ölüm!
    Görmeyi ve inşa etmeyi bilen, bilinçli
    ve düzenli hayat çağdaş sanat.
    Hayatını, işini ve kendini düzenlemiş insan:
    gerçek sanatçı.
    Saraylar,katedraller, mezarlar, müzeler, için değil,
    hayat için çalışın.
    Her şeyin ortasında, herkesle birlikte çalışın.
    Kahrolsun manastırlar, kurumlar, atölyeler, adalar..”

    Aleksandr Rodçenko

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık