Google+

Müzelerin Etnografya Bölümlerinin Eğitim Amaçlı Kullanımına Bir Örnek

500.YIL VAKFI TÜRK MUSEVİLERİ MÜZESİ ETNOĞRAFYA BÖLÜMÜ’NÜN EĞİTİM AMAÇLI KULLANILMASI PROJESİ

1. Müzelerde Eğitim Programları

Milletlerarası Müzeler Konseyi’nin (ICOM) 2007 yılında Viyana’da düzenlenen konferansında kabul edilen müze tanımı; “Toplumun ve gelişiminin hizmetinde olan, halka açık, insana ve yaşadığı çevreye tanıklık eden somut ve somut olmayan malzemelerin üzerinde araştırma yapan, toplayan, koruyan, bilgiyi paylaşan ve sonunda inceleme, eğitim ve zevk alma doğrultusunda sergileyen, sürekliliği olan kar düşüncesinden bağımsız bir kurumdur” şeklindedir (ICOM, 2015). 

Bu tanımda da vurgulandığı gibi müzelerin işlevleri 20. yüzyıldan itibaren koruma, iletişim ve araştırma olarak şekillenmiştir (Greenhill, 1999, s. 9). 20. yüzyılın ortalarında müzecilikte asıl amaç kültür ve bilimin toplumun tüm kesimlerine aktarılması olarak gelişmiş, bu nedenle müzecilikte “eğitim” toplama, koruma, araştırma, değerlendirme ve sergilemeyi yönlendiren bir işlev olarak önem kazanmıştır (Atagök, 1999, s. 131). 

Müze eğitimi, geleneksel okul eğitiminden oldukça farklıdır, okuldaki gibi testlerden, puanlamalardan bağımsızdır. Ziyaretçi, sergiyi ilgisine göre gezer ve gider. Müze gezmekte gönüllülük esas olduğu için, hoşa giden bir deneyim olmalıdır. Bu yüzden de ziyaretçiyi müzeye çekmenin yolları aranmalıdır. Sınıftakinin aksine müzedeki öğrenme görseldir, ziyaretçinin ilgisini ve merakını uyandırmayı hedefler. Müze eğitiminin başlıca amaçlarından biri, düş gücünü uyarmak ve onun duyusal uyanıklığını geliştirmektir. Müze eğitimcileri öğrenmeyi açık uçlu, sürekli, yaşam boyu bir deneyim olarak görürler (Greenhill, 1999 s. 20). Müze koleksiyonları düş gücünü ateşler. Koleksiyonların oluşturan nesnelerin anlattığı, yansıttığı öyküler, bilgiler insanların farklı deneyimler yaşaması için bir kaynak oluştururlar. Dolayısıyla müze nesneleri, yaratıcı düşünmeyi geliştirmek için kullanılabildikleri için en yüksek ölçekli uyaranlar arasında yerlerini alırlar (Gartenhaus, 2000, s. 12 ). 

Müzelerdeki eğitim çalışmalarının en yaygın olanı her yaş grubundan yetişkin ve çocuklara yönelik eğitim programları hazırlanmasıdır. Çocuk ve gençlerdir müzelerin en temel hedef kitleleridir. (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. 2). Müzeler bu gruplara özellikle okullara yönelik eğitim programları ile ulaşılmaktadırlar. Müzeler günümüzde okul eğitimine destek olarak kullanılması gerekli sınıf dışı ortamlardan biri olarak kabul edilirler ve dünya genelinde öğretimde aktif olarak özellikle 1980 yılı sonrasında kullanılmışlardır (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. i). Müze eğitim programları okullara yönelik olarak hazırlanıyorsa öğretim programlarına uygun olarak hazırlanmalı; konu, amaç ve eğitimsel kazanımları belirlenmelidir. Etkin bir program üç aşamalı olarak hazırlanır: Müzede gezi öncesi etkinlikler, müze gezisi etkinlikleri ve müze gezisi sonrası etkinlikleri (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. 2). 

Müzede Gezi Öncesi Etkinlikleri: Müze ve gezilecek sergi nesneleri hakkında ön bilgi verilir. Drama atölyesi çalışmaları yapılır. Müzede drama; empati kurmayı, kolaylaştırıcılığı, öğrenmeyi, eğlenmeyi sağlar ve estetik eğitime katkıda bulunur (San, 2012, s. 46). Drama atölyesi çeşitli oyunlarla gerçekleştirilir: Tanışma ve güven oyunları, ısınma oyunları, rahatlama ve gevşeme oyunları, duyum oyunları ve sözlü ve sözsüz doğaçlamalar (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. 5). Oyunlar, yaratıcı düşünmenin gelişmesini, zamanla kişide soru sorarak düşünme, yaşama eleştirel yaklaşma alışkanlığı yaratmayı hedefler (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. 5). 

Müze Gezisi Etkinlikleri: Gezi sırasındaki etkinlikler müzede bulunan koleksiyon içindeki konu, dönem ve nesnelerle ilgilidir. Etkinlik sırasında çocuklar nesneler yoluyla konuya, döneme ait araştırma, gözlem, karşılaştırma yapmaya, empati kurmaya, mantıklarını kullanıp çıkarım yapmaya, sorular sorup tahminde bulunarak tüm verileri değerlendirip sonuç çıkarmaya çalışırlar (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. 6). Soru-cevap tekniği kullanılarak nesnelere yönelik sorular sorulur, cevapları alınır. Sorular çocuğu kendi yaşamsal deneyimleriyle ilgili çok yönlü düşünmeye, sorgulamaya, değerlendirme yapabilmeye yöneltecek şekilde açık uçlu olmalıdır. Etkinliğin sonunda etkinliği değerlendirebilmek için geribildirim çalışma sayfaları çocuklar tarafından doldurulur. 

Müzede Gezi Sonrası Etkinlikleri: Sanat atölyeleriyle müze gezisi sırasında konu, kavram, dönem ve nesnelerle ilgili yapılan deneyimler pekiştirilir. Öğrenilen bilgiler tekrar üretilir hale getirilir ve bilgiler tekrar özümsenip rahat kullanır hale getirilir (Atagök, Özkasım, Tezcan Akmehmet, 2006, s. 6). 

2. 500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi 

Türkiye”nin ilk ve tek “Türk Musevileri Müzesi”25 Kasım 2001 yılında İstanbul’un çok kültürlü tarihinin merkezlerinden olan K
raköy semtinde 500.Yıl Vakfına bağlı olarak 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi (500.Y.V.T.M.M) ismiyle açılmıştır. Zülf-ü arus, Osmanlıca “gelin perçemi” anlamına gelen halk deyişiyle kısaltılarak Zülfaris denilen sinagog müze olarak kullanılmaya başlanmıştır (Resim 1).

Ekran Resmi 2017-05-13 20.28.57

İspanya’da yaşayan, burada inanç ve gelenek özgürlüklerini rahatça yaşayamayan Sefarad Musevileri 1492 yılında İspanya”yı terk etmek zorunda kalkmışlardır. Osmanlı İmparatoru II. Beyazıt’ın isteğiyle bugünkü Türkiye topraklarına yerleşmişlerdir. Müze de Türkiye’ye yerleşmelerinden itibaren buradaki yaşamlarının öyküsünü, etkileşmeyi, Türk ulusunun hoşgörüsünü, tarihi belgeler, bilgiler ve nesneler desteğiyle yurt içi ve dışında tanıtmak amacıyla kurulmuştur. Müzenin işlevi; Türk Musevilerinin kültür mirası ile ilgili verilerini derlemek, korumak, sergilemek, yorumlamak ve gelecek kuşaklara iletmektir (500.Y.V.T.M.M, , 2011).

Karaköy semtinde yaşayan Musevilerin ibadet ve düğün törenlerini gerçekleştirebilmeleri için kullandıkları sinagogun yapım yılına ait ilk tarih Hahambaşılık kayıtlarına göre 1671 olduğu bilinmektedir (500.Y.V.T.M.M Katalogu, 2004). Gazeteci Vittorio Levy, bugünkü sinagog binasının 1823’de yapıldığını söyler (500.Y.V.T.M.M Katalogu, 2004). Sinagog 1890’da Banker Kamondo ailesi tarafından ve 1962 yılında ikinci kez tekrar tamir ettirilmiştir. Zülfaris sinagogu, ibadete gelenlerin azlığı sebebiyle 1978’de sadece Cumartesi günleri açık tutulmuş, 15 Eylül 1979’da ibadete artık gelen olmadığından kapatılmıştır. Müzenin küratörü Naim Güleryüz’ün önerisi ve tasarımıyla hizmete girmiştir.

Müze üç bölümden oluşmaktadır. Müzenin giriş katında ana holünde bulunan 1. bölümde Türk Musevilerinin tarihi, sosyal ve dinsel yönden pano ve nesnelerle anlatılmıştır. Üst katta bulunan galeride Kamondo Ailesi’ni tanıtan panolar müzenin 2. Bölümünü oluşturmaktadır. Zenin katta bulunan etnografya bölümü müzenin 3. Bölümünü oluşturur. Bu bölümde loğusalık, sünnet, çeyiz, düğün, giysiler, tılsımlar, gelinlik vb. konuları anlatan nesne ve panolarla sinagogda evlenen gelin-damatların fotoğrafları vardır. 

Müzede yetişkinler için müzenin amaçları doğrultusunda geçici sergiler, konserler, kitap söyleşileri, film gösterileri etkinlikleri yapılmaktadır. Müzeye ebeveynleriyle günlük ziyaretçi olarak gelen anaokulu çocukları için Musevi Kültürünü anlatan; Musevi bayramları gibi boyama sayfaları çalışmasından oluşan etkinlik yaptırılmaktadır. Müzeye günlük giriş yapan ortaokul ve lise öğrencileri için test şeklinde çalışma sayfaları hazırlanmaktadır. Sınav, müzenin amacına yönelik olarak, Sefarad Musevilerinin İspanya’dan Osmanlı topraklarına gelişleriyle başlayan burada yaşayışlarının devamını anlatan öykü vb. ile ilgili İngilizce dilinde hazırlanan on-on beş sorudan oluşmaktadır. Çocuklara ilgili etkinleri müzenin müdürü hazırlamaktadır. Müzenin etkinlikleri giriş holünde yaptırılmaktadır. 

3.  500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi Etnografya Bölümünün Eğitim Amaçlı Kullanılması Projesi

Müzenin 2011 yılındaki 10.Yıl etkinlikleri kapsamında ”500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi Etnografya Bölümünün Eğitim Amaçlı Kullanılması” projesi gerçekleştirilmiştir. Onuncu yıl için çıkarılan el katalogunda “Müzemizin 10. yılında, bu kez öğrencilere yönelik başlatacağımız İzahlı Müze Gezileri ve Sanat Atölyeleri Programımızı Aralık ayında uygulamaya başlayacağız” şeklinde yer verilmiştir (500.Y.V.T.M.M El Katalogu 2001-2011 On Yıl, 2011). Eğitim programı, müzenin bilimsel olarak hazırlanan ilk eğitim programıdır. 

3.1. Projenin Amaçları, Hedefleri, Kazanımları     

Projenin Amaçları: Müzenin Etnografya Bölümündeki nesneleri aracılığıyla, İstanbul’da geçmişten bugüne yaşamlarını birlikte sürdüren Müslümanlar ile Musevilerin kültürel etkileşimlerinin ortak yönlerini gözler önüne sererek Türk ve Musevi kültürünün ortak özelliklerine dikkat çekmek, iki kültürün ortak özelliklerinin algılanmasıyla ”öteki” kavramından uzaklaşarak hoşgörü kültürünün oluşmasını sağlamak, böylelikle kültür varlıklarını koruma bilincini geliştirmektir. 

Projenin Hedefleri: Hedef kitle olarak belirlenen İlköğretim 4. ve 5. sınıf Müslüman öğrencilerinin yaşadıkları kent İstanbul’un tarihini öğrenerek tarih bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak, müze ve müzecilik konusunda farkındalık yaratmak; böylece müzenin tanıtımına katkı sağlamaktır.

Öngörülen Kazanımlar: İlköğretim 4’üncü sınıf Sosyal Bilgiler dersinin “Kültür ve Miras Konusu” ile “Geçmişimi Öğreniyorum” ünitesi (MEB Öğretim programları, 2011) çerçevesinde müzedeki nesneleri kullanarak, kültür öğelerinin geçmişten bugüne değişerek taşındığına tanık olmak, ilköğretim 5’inci sınıf Sosyal Bilgiler dersinin “Kültür ve Miras Konusu” ile “Adım Adım Türkiye” ünitesi (MEB Öğretim programları, 2011) kapsamında çevredeki tarihi mekânları, müzedeki nesneleri tanıyarak ortak kültür öğelerinin insanların bir arada yaşamasındaki önemini kavrayabilmektir. 

3.2.  Projenin Yöntemi

Eğitim programı ve programı uygulayacak eğitmenler için uygulayıcı bilgilerinden oluşan “Eğitmen Sayfaları” Sanat Tarihçisi, Etnolog ve Müzebilimciden oluşan bir ekip tarafından hazırlanmıştır. 

Eğitmen sayfalarında müze kelimesinin tanımı, Müzenin ismi ve kuruluş amacı, etnografya kelimesinin anlamı ve etnografya müzelerinde hangi nesnelerin bulunduğu, kültür kelimesinin anlamı, Musevi kıyafetlerinin şekillenmesine sebep olan etkenler, toplumlarda düğün törenlerinin önemi, sünnetin ve sünnet düğününün farklı dinlerde neden ve nasıl yapıldığı, çeyizin hangi eşyalardan oluştuğu, “Ketuba”nın kelime anlamı, süsleme teknikleri, ailenin toplumdaki önemi, düğün törenlerinin nasıl yapıldığı ve dönemlere göre gelin-damat kıyafetleri, düğünlerde kullanılan davetiyelerle ilgili tarihsel bilgi, takının tarihsel süreci ve Musevi kültüründe takının önemi vb. bilgiler yer alır. Ayrıca, drama ve sanat atölyelerinin nasıl yapılacağı ve malzeme bilgisine yer verilmiştir. 

İlköğretim 4. ve 5. Sınıfları için hazırlanan yaklaşık iki  saat süren eğitim programı uygulamasına Tacirler Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu 5. Sınıfından 10, Maltepe Mürüvvet Hanım İlköğretim Okulu 4. Sınıfından 40 öğrenci katılmıştır. Programın okullara bildirim süreci 2011 Aralık ayına yetişmediği için 2012 Ocak ayında Pazartesi günleri 10.30-12.30 ve ya 13.30-15.30 saatleri arasında uygulanmıştır. Maltepe Mürüvvet Hanım İlköğretim Okulu öğrencileri iki gruba ayrılarak iki eğitimci tarafından program uygulanmıştır. İki sınıfın öğretmenleri program uygulanırken katılımcı olmuşlardır. Eğitim Programı üç aşamadan oluşmaktadır.

3.2.1.   Müzede Gezi Öncesi Etkinlikler 

Gezi öncesi etkinlerin yapılma süresi yaklaşık 30 dakikadır. Müzeye gelen öğrenciler karşılandıktan ve kendilerine uygulanacak program anlatıldıktan sonra, müze hakkında bilgiler, etnografya ve Etnografya Bölümü ile ilgili bilgiler etkileşimli soru-cevap tekniği kullanılarak yapılmıştır. Sorulan sorulardan bazıları; “Müze nedir? Müzenin adı nedir? Müze neden kurulmuştur? Etnografya nedir? Etnografya Müzelerinde hangi nesneler bulunur?” şeklindedir. 

Yaratıcı drama yöntemiyle yapılan “Tanışma ve İsim Oyunu” ve “Hafıza ve Eşleştirme Oyunu” teknikleri kullanılmıştır. Yaratıcı dramanın kazanımları çocukların, yaratıcı düşünme ve iletişim becerilerinin gelişimine, öğrenilen döneme ilişkin kavramlara kulak aşinalığı kazanmalarına yardımcı olurken, eski ve yeni kavramlarını da anlamalarına olanak sağlar. (San, 2012, s. 46).

“Tanışma ve İsim Oyunu” uygulamasında her öğrenci önceden kartlara yazılmış olan üzerinde kız ve erkek Musevi isimlerinin yazılı olduğu kartlardan rastgele seçer ve nereli olduğunu söyler. 

“Hafıza ve Eşleştirme Oyunu” etnografya bölümünde bulunan ve müzede bulunmayan başka Musevi kültürüne ait etnografik nesnelerden seçilen fotoğraflardan oluşturulan büyükçe kartlardan oluşturulmuştur. Kartlar yere kapalı olarak dizilir ve çocuklardan eşlerini bularak açmaları ve hata yapana kadar devam etmeleri istenir (Resim 2).

Ekran Resmi 2017-05-13 20.28.45

 

3.2.2. Müze Gezisi

Müze gezisi süresi yaklaşık 45 dakika ile bir saattir. Bu bölüm müzenin zemin katında bulunan Etnografya Bölümünde, etkileşimli rehberli gezi soru-cevap tekniği kullanılarak seçilen nesnelerle gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin gezi sırasındaki kazanımları, geçmişteki nesnelerle bugünkü nesneleri birbirleriyle karşılaştırmak suretiyle kavrayabilmeleri öngörüsüdür. 

Etnografya Bölümünden iki kültürün de ortak gelenekleriyle benzer özellikler gösterdiği nesneler seçilmiştir. Bölümdeki Giyim, Doğum, Sünnet, Çeyiz, Düğün, Mücevherler-Takılar üst başlıklarıyla kronolojik olarak sunulan temalardan nesnelerin seçilmesi ve bu nesnelerden yola çıkarak etkileşimli soru-cevap tekniğiyle gezi gerçekleştirilmiştir. Sorular her üst başlık ve nesneyle ilgili olarak seçilmiştir. 

Giyim kısmında, Osmanlı dönemine ait olan Musevi kıyafeti fotoğrafı ile ilgili olarak, “Kıyafetlerin hangi döneme ait olduğu ve Musevi kıyafetlerinin seçilmesine sebep olan etkenler nelerdir?” sorularına cevaplar aranmıştır. Osmanlı Döneminde Musevi ve Müslüman kültüründe kullanılan kıyafetlerin benzerlik ve farklılıklarına dikkat çekilmek istenmiştir. Din ve mesleklere göre “Kıyafetlerin nasıl şekillendiği ve yüz yıllara göre kıyafetlerin nasıl değiştiği” konularına bakılmıştır.

Doğum kısmında, “Tüm toplumlarda düğün neden önemlidir?” sorusu ile doğumun soyun devamı için önemi vurgulanarak “Musevi kültüründe doğum yapacak olan kadına özel ilgi gösterildiği, eskiden doğumun nerede gerçekleştiği, 40 gün bebeğin dışarı çıkarılmadığı” konularına değinilmiştir. “Eski olan geleneğin hala devam edip etmediği ve Musevi ve Müslüman geleneklerinde nasıl olduğuna” bakılmıştır. 

Sünnet kısmında, “Sünnet nedir, neden yapılır? İki kültürde de sünnetin neden önemli olduğu” sorularına cevaplar aranmıştır.

Çeyiz kısmında, “Çeyiz nedir, çeyiz de bulunan eşyalar nelerdir? Çeyiz sandığı ne işe yarar, Ketuba nedir?” sorularına cevaplar aranmıştır. Özellikle ketubanın Musevi kadınlarının haklarıyla ilgili önemli bir belge olduğu ve süsleme ve yapılış özelliklerine dikkat çekilmiştir. 

Düğün kısmında, “Ailenin neden önemlidir? Musevi geleneklerinde düğünler nerede ve nasıl yapılır? Gelin ve damat kıyafetlerinin Osmanlı Döneminden günümüze kadar olan değişimi, Davetiye kullanım ve tarihsel süreci nasıldır?” sorularıyla, Müslüman gelenekleriyle karşılaştırması üzerinde durulmuştur.

Mücevherler-takılar kısmında, “Takının kullanımı ile ilgili tarihsel gelişimin ne olduğu? Musevi kültüründeki önemin ne olduğu?” sorularına cevaplar aranmıştır. 

Müze gezisi bitiminde drama metoduyla “Çeyiz Sandığını Dolduralım” oyunu oynanmıştır. Çeyizde buluna eşyalarla eskiden kullanılan eşyalara vurgu yapılarak bugün kullanılan eşyalarla karşılaştırma yapılmıştır. 

Öğrenciler bu bölümde gelin-damat fotoğrafından seçilerek oluşturulan Gelin-Damat fotoğraf fotobloklarının arkasından yüzlerini koyarak temsili gelin-damat olmuşlardır. (Resim 3).

Ekran Resmi 2017-05-13 20.28.34

3.2.3.   Müzede Gezi Sonrası Etkinlikler

Sanat atölyesi tekniği kullanılarak etkinlik oluşturulmuştur. Sanat atölyesi çalışmasının 45 dakika ile 1 saat arasında gerçekleşmiştir. Atölye çalışması müzenin eğitim bölümü ve eğitim odası olmadığı için müzenin tüm etkinliklerinin yapıldığı giriş holünde yapılmıştır. Sanat atölyesi ile öğrencilerin gezi sırasında öğrenilen kavram, dönem ve nesnelerle ilgili bilgileri pekiştirmesi, öğrenilenleri tekrar üretmesi, bilgileri tekrar özümseyip rahat kullanır hale getirmeleri kazanımlarına ulaşılabilinir. 

Sanat çalışması olarak öğrencilere ketuba yaptırılmıştır. Etnografya bölümünde bulunan ketuba nesnelerinden başka ketuba fotoğraflarından örneklerin de fotoğrafları kullanılarak ketuba çalışması oluşturulmuştur.

Ketuba yapımında 35-50 ölçeğinde krem rengi fon kartonu, renkli kuru boya ve kaligrafi kalemleri kullanılmıştır. Ketubalar Osmanlı Döneminde hattalar tarafından yazılıp, nakkaşlar tarafından süslenirmiş. Öğrencilere de kendilerine bir sözleşme konusu bulmaları hattatlar gibi kaligrafi kalemleriyle sözleşmelerini yazmaları, nakkaşlar gibi de kuru boya kalemleriyle süsleme yapmaları istenmiştir (Resim 4). 

 

Ekran Resmi 2017-05-13 20.29.08

 

3.3.  Değerlendirme

Sanat atölyesi çalışmasından sonra, yapılan eğitim programını değerlendirebilmek için anket  yöntemi dışında farklı bir yöntem uygulanmıştır. Geribildirimlerde öğrencileri sıkıntıya sokmadan daha çok günlerini nasıl geçirdiklerinden yola çıkarak sorulan sorularla müzede geçirdikleri zamanı anlatmaları istenmiştir. Öğrencilere dağıtılan boş kâğıtlara, “Bugün müzede gününüz nasıl geçti? Programda neleri beğendiniz? Hoşunuza gitmeyen neler vardı? Gördüğünüz nesnelerden en çok ilginizi çeken hangisiydi? Programdan aklınızda neler kaldı?” gibi sorulara cevaplar alınmıştır. Yazılan kâğıtların tamamı bir araya getirilerek “Çocuk Müze Anı Defteri” oluşturulmuştur. 

Öğrencilere eğitim programına katıldıkları için teşekkür amaçlı sertifika dağıtılmıştır (Resim 5).

 

4. Sınıf öğrencilerinden alınan cevaplar: “Müze çalışanlarının güler yüzlü oldukları, müzede çok eğlendikleri, bilmedikleri oyunları öğrendikleri, oyunları çok sevdikleri özellikle hafıza ve eşleştirme oyununu, ‘Müze Macerası’ başlığını kullanmışlar, düğün fotoğrafları dikkatlerini çekmiş, nesnelerden, nüfus cüzdanları, ketubalar, sünnet koltuğu, sünnet yapılırken kullanılan aletler, çeyiz sandığı, gelin-damat görünümünde olmayı, loğusa dönemini anlatan anne-çocuk kompozisyonu, oyunlardan hafıza-eşleştirme oyununu beğendikleri, eski dönemlerdeki geleneklerin günümüzde hala sürdüğü, Osmanlı döneminde insanların nasıl yaşadıkları, sanat yorumlama becerilerinin geliştiği, ilk kez bu kadar eğlenceli bir müze gördükleri, anne babalarının kendilerini böyle bir yere getirmediği öğretmenlerinin getirdiği böylelikle Dünyanın bu kadar ilginç bir yer olduğunu öğrenmesi, tekrar müzeye gelmek istedikleri” şeklindedir. 

5. Sınıf öğrencilerinden alınan cevaplar: ” ‘Müze Seyahati ‘ ve ‘Müze Macerası’ gibi başlıklar kullanmışlar, müzeyi çok beğendikleri ve çok eğlendikleri, daha önce görmedikleri nesneleri ilk kez burada gördükleri ve onların isimlerini, Musevi isimleri olan kişi isimlerini öğrendikleri, Osmanlı dönemi örneğinde müzeden tarihi dönemlere ait bilgiler edindikleri, doğum, çeyiz, düğün temalarının mankenlerin üzerinde bulunan kıyafetlerle anlatılması, gelinlikler ve çeyizle ilgili nesneleri çok beğendikleri, oyunlardan hafıza oyununda çok eğlendikleri” şeklindedir. 

4. Sonuç

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi fiziksel yapısı gereği İstanbul’un çok kültürlü tarihinin merkezlerinden olan Karaköy semtinde bulunmaktadır. Bir zamanlar Sinagog olarak kullanılan bina müzeye dönüştürülmüştür. Bu özelliğinden dolayı, merkezi konumuna karşın toplumsal ön yargılardan hedef kitlesi sadece yabancı turistlerden oluşmaktadır. Ayrıca Musevi Müzesi olması sebebiyle güvenlik gerekçesiyle çok fazla tanıtım amaçlı programlar geliştirememektedir. Küçük bir bütçeye sahip olması eğitim bölümüne yer vermesi ve çocuklara yönelik bilimsel programlar hazırlanmasına olanak sağlayamamıştır. Eğitim programının yanı sıra anaokulu öğrencileri için Eğitici Boyama Kitabı hazırlanmış ancak maddi olanaklar olmadığı için basılamamıştır. Program kişisel çabalarla bulunan sponsorlar yardımıyla gerçekleştirilmiştir. 

Eğitim programı ile ilk kez Müslüman öğrenciler ve öğretmenler Musevi kültürü ile tanışma imkânı bulmuşlardır. Programın 50 Müslüman öğrenciyle yapılmasının sebebi ailelerin çocuklarını Musevi müzesine göndermek istememeleri, projenin Beyoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiği halde okullarla irtibatın kurulamamasıdır. Çalışmaya katılan okulların öğretmenleri kendi kişisel çabalarıyla öğrencilerini müzeye getirmişlerdir. Mili Eğitim Bakanlığı öncülüğünde bakanlığa bağlı birimlerin Musevi Müzesi bağlamında benzer müzelerin hoşgörü amaçlı kullanılmasına olanak sağlaması gerekmektedir. Gelen öğretmenler ve öğrenciler aracılığıyla müzenin tanıtımı sağlanarak hedef kitlesi de değişecektir. 

Hazırlanan eğitim programı istek üzerine Ulus Özel Musevi Okullarının Ortaokul Bölümündeki 1.-2.-3. Sınıf öğrencileri ve okula değişim programıyla gelen Erasmus öğrencilerine de uygulanmıştır. 

Eğitim Programının sonunda alınan geribildirimlerden öğrencilerin Musevi isimlerini, Osmanlı dönemindeki gelenek ve göreneklerin günümüzde de devam ettiğini; Musevi ve Müslüman gelenek ve göreneklerinin birbirine çok benzediğini algıladıkları anlaşılmıştır. Böylece çalışmanın Etnografya Bölümündeki nesnelerle yapılması, Müslüman ve Musevi kültürünün günlük yaşayışta sahip oldukları ortak noktaların öğrenilmesini sağlamıştır. Öğrencilerin buradaki nesneleri tanımaları ortak kültür öğelerinin insanların bir arada yaşamasındaki önemini kavrayabilmelerine yardımcı olmuştur. 

Ortak kültürel mirasımızın öneminin vurgulanması ve bunun toplumsal hoşgörüye yansıması noktasında müzelerin iletişim işlevi bir kez daha önemini ortaya koymaktadır. 

TEŞEKKÜR 

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi Eğitim Programını hazırlarken ve uygulama kısmında bana destek olan, Etnolog Çiğdem Atay, Müzebilimci Cihan Çolak, Müze müdürü Nisya İşman Allovi, Müzenin küratörü ve kurucusu olan Naim Güleryüz”e, Projenin gerçekleşmesinde katkısı olan ana sponsor Gabay ailesine ve malzeme sponsoru Korozoya teşekkür ederim.

Kaynakça

Atagök, T. (1999). Yeniden müzeciliği düşünmek. İstanbul: Yıldız Teknik Üniversitesi Basım-Yayın Merkezi.

Atagök, T., Özkasım, H.,  Tezcan Akmehmet, K. (2006). Okul müze günleri öğretmen paketi. İstanbul: Yıldız Teknik Üniversitesi Basım-Yayın Merkezi. 

Gartenhaus, R. A. (2000). Yaratıcı düşünme ve müzeler. (Mengenci, R. Onur, B. Çev.) Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi.

Greenhill, H. E. (1999). Müze ve galeri eğitimi. ( Evren, M.Ö., Kapçı, E.G. Çev.) Ankara: Ankara Üniversitesi Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Yayınları.

ICOM. (2015). Müze tanımı. Erişim tarihi: 11 Ocak 2015,

http://icom.museum/the-vision/museum-definition/ 

MEB Öğretim Programları (2011). İlköğretim Programı Sosyal Bilgiler Dersi (4-5. Sınıflar) Öğretim Programı ve Klavuzu. Erişim tarihi: 15 Ekim 2011, http://ttkb.meb.gov.tr.program2.aspx

San, İ. (2012). Çocuk müzeleri ve yaratıcı drama. Ankara: Naturel.

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri müzesi kataloğu (2004). İstanbul: Gözlem Gazetecilik Basın ve Yayın.

500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi (2011). 500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi 2001-2011 on yıl el kataloğu (2011). İstanbul: 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi Yayınları.

Hakkında Betül Altıntaş

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık