Google+
Mardin’in Sesleri: “Nesne için değil, insan için var olma”

Mardin’in Sesleri: “Nesne için değil, insan için var olma”

Mardin Müzesi, geçtiğimiz hafta galasını yaptığı “Mardin’in Sesleri” filmiyle, kentin somut olmayan kültürel mirasını belgeleyerek arşivliyor. Yapılan 500 saatlik çekimden hazırlanan 13-dakikalık videodan yola çıkarak, Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan ile müzenin çalışmalarını konuştuk. Şu anda teşhir ve tanzim yenileme çalışmaları yapılan ve Nisan 2016’da kapılarını yeniden ziyaretçilerine açacak olan Mardin Müzesi, kentliyle yakın ilişkiler kuran, hem kentin hem de bölgenin kültürel çeşitliliğinin altını çizen, farklı kültürlerin biraradalığının zenginliğini vurgulayan; “özetle, geçmişin özümlenerek bugünün kavrandığı ve geleceğin kurgulandığı bir kurum olarak hizmetlerine devam edecektir.”

Elif Çiğdem Artan

*** 

““Mardin’in Sesleri” filminde, Mardin’in geleneksel üç halk ezgisi, 48 müzik sanatçısı tarafından Türkçe, Arapça, Kürtçe, Süryanice ve Ermenice olarak seslendirildi.”

Merhaba Nihat Bey, sizinle en son Kasım 2014’te Mardin Müzesi, Uluslararası Tasarım Ödülleri’nde Altın Ödül aldığında haberleşmiştik. O günden bugüne Mardin Müzesi’nin yaptığı etkinliklerden kısaca bahsedebilir misiniz?

Çağdaş müzecilik anlayışıyla müze eğitimi çalışmalarını her geçen gün daha da geliştiriyoruz. Doğal ve tarihi çevreyi koruyan, kültürel mirasını tanıyan ve yaşatan, çevreye duyarlı, sanatla ilgili bireylerin yetişmesini hedef alan müze eğitimi çalışmalarını kesintisiz 6 yıldır devam ettirmekteyiz. Bu etkinlikleri müzemizin eğitim kadrosuna katılan yeni uzman eğitimciler ve bizlere destek veren her yaştan gönüllü ordusuyla İŞKUR ve Halk eğitim merkezleri desteğiyle  sürekli geliştirmekte, çeşitlendirmekte ve görünürlüğünü arttırmaktayız. Çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitim etkinliklerimize yönelik projeler yazarak destekler almaktayız. Müze Eğitimi etkinliklerini/çalışmalarını Mayıs-Kasım 2015 tarihleri arasında yürüttüğümüz “Müzeler Yaşamları Değiştirebilir“ adlı TÜBİTAK projemiz ile atölye/laboratuvar etkinlikleri, sokak etkinlikleri, konferanslar, sergiler, konserler, gösteriler gerçekleştirdik.  Mardin somut olmayan kültürel mirasının müzeleşmesi için yoğun çaba harcamaktayız.  Mardin somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarının görünür kılınmasına ve kentlinin bunlara sahip çıkmasına yönelik farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. 18 Mayıs müzeler gününde bu taşıyıcılar onuruna bir program düzenledik ve plaketle onurlandırdık.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında “Engelsiz Mardin, Engelsiz Müze” sloganıyla bir hafta boyunca bir dizi atölye etkinlikleri gerçekleştirdik. Çocuk, engelli, yaşlı, genç vb. her yaştan bine yakın katılımcı ile yaptığımız farkındalık yürüyüşü şehirde çok ses getirdi.

mardinin-sesleri-10

Mardin Müze Müdürlüğümüzce hazırlanıp GAP idaresi Başkanlığınca desteklenen müze sokağı restorasyon ve çevre düzenleme projesini yürütmeye devam ediyoruz. Özgün sokak dokusu korunarak bir kilometrelik sokak üzerinde bulunan evlerin cephelerinde, bahçe duvarlarında, kapılarda, pencere doğramalarında, onarımlar gerçekleştirdik. Sokaklardaki mevcut tüm altyapıların yetkili kurumlarla işbirliği yapılarak yenilenmesi, elektrik ve telefon hatlarının yer altına alınması için çalışmalar yürütülüyoruz. Komşularımızın evlerinin kapıları ve duvarları boyanıyor, tarihi evlerde restorasyonlar yapılıyor, metal kapılar geleneksel ahşap kapılarla değiştiriliyor. Şu ana kadar 75 evin kapısı değişti. Sokakları komşularla birlikte saksılıklar asılarak  çiçeklendiriliyor. Nisan ayında sokak festivaliyle müzenin açılışı yapılacak. Sokak üzerindeki metruk evler restore edilerek müze atölye alanlarına dönüştürülüyor. Bu alanlarda somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına yönelik atölye çalışmaları, geleneksel el sanatları kursları, sergiler düzenlenecek. Müzenin sınırlarını kentlilerle birlikte belirliyoruz.

Ayrıca Müzemiz 2015 yılında iki kitap yayına hazırladı. İlki, müzemiz koleksiyonu ışığında “Doğu Roma Sikkeleri” adlı; akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve meraklı okurlar için rehber kitap. İkincisi de Artuklu Üniversitesi hocalarından Lokman Toprak’ın sözel tarih çalışmaları ile belgelenen Mardin’in ve Mardin’deki yemek kültürüne ilişkin bir yayın.

mardinin-sesleri-7

Müzemiz; Ilısu barajı HES projesi kurtarma kazıları, Dara Antik Kenti kazısı, Nusaybin Kültür ve İnanç Parkı projesi kazıları, Mardin Kalesi kazısı, Cizre İç Kale kazı çalışmalarını yürütmüştür. Bu çalışmalar 2016 yılında da devam edecek. Müze ziyarete şu an kapalı olup  teşhir ve tanzimini daha çağdaş ve müze eğitimi çalışmaları ile paralel hale gelecek şekilde değiştiriyoruz. Müzedeki 5 adet teşhir salonunda 5000 adet eser, din ve inanç sistemi, ticaret, sosyal yaşam,  güç ve iktidar, savaş, süslenme ve beslenme başlıkları adı altında ziyaretçilerin ilgi alanlarına göre ve müze pedagojisi göz önüne alınarak tematik olarak sergilenecek. Nisan 2016 yılında yeni teşhir salonlarımız ziyarete açılacak.

Geçtiğimiz haftalarda Mardin Müzesi tarafından hazırlanan Mardin’in Sesleri” filminin galasını yaptınız. Somut olmayan kültürel mirasa odaklanan bu müze projesi nasıl ortaya çıktı?

Müzemizde  uzun zamandır somut olmayan kültürel mirasın müzeleşmesi için çalışmalar yürütmekteyiz. Bu mirasın belgelenmesi, kayıt altına alınması çalışmaları devam ediyor. Bu belgeleme çalışmalarından yola çıkarak, Mardin’in binlerce yıllık somut ve somut olmayan kültürel mirasının ve kültürel çeşitliliğinin, bir arada yaşama kültürünün görünür kılınması, tanıtılması, korunması ve yaşatılması amaçlanıyor. Böylelikle Mardin’in Sesleri projemizi hazırladık. Müze personeli ve gönüllülerin desteği ile bütçesi olmaksızın yaklaşık 1 yıl sürdürülen çalışmalar neticesinde ortaya çıkan filmimizde kültür varlıklarının yanı sıra somut olmayan kültürel miras taşıyıcıları da görünür kılındı. Bir arada yaşama kültürüne, kültürel çeşitliliğin zengin yapısına ve kardeşlik ortamına vurgu yapıldı. Mardin kültür-turizm rotaları da göz önünde bulundurularak çekilen filmde, Mardinlinin kültürel mirasına yönelik farkındalığının artması ve bu mirasın tüm dünya tarafından tanınması hedeflendi. “Mardin’in Sesleri” filminde, Mardin’in geleneksel üç halk ezgisi, 48 müzik sanatçısı tarafından Türkçe, Arapça, Kürtçe, Süryanice ve Ermenice olarak seslendirildi.

Film galasında projede yer alan katılımcılar için plaket töreni düzenlendi. “Mardin’in Sesleri” gilmi Mardin Müze Müdürlüğü’nün sosyal medya hesaplarında ve televizyon müzik kanallarında Mardin’in tanıtımı için yayınlanıyor.

Oldukça geniş kapsamlı bir çalışma. Bu süreçte kimlerle çalıştınız?

Yapımcılığını benim üslendiğim filmin yönetmenliğini Cem Barışcan, müzik yönetmenliğini Artuklu Üniversitesi Müzik Bölümü araştırma görevlisi Mahir Mak ve aranjörlüğünü ise müzisyen  Kenan Yılmaz üstlendi. Fotomobil şirketinin gönüllü desteği ve Mardin Müzesi işbirliği ile çekilen “Mardin’in Sesleri” filminde Semir Ortaç, Şeyhmus Alparslann, Abdülkerim Çuha, Reyhani Müzik Grubu gibi geleneksel Mardin müzisyenlerinin yanı sıra Erkan Çanakçı, Zafer Taşdan ve Polat Akarçay gibi profesyonel sanatçılar da yer aldı.

Peki, projede yer alacak seslerin seçimini yaparken nelere dikkat ettiniz?

Sesler Artuklu Üniversitesi Müzik Bölümü araştırma görevlisi Mahir Mak tarafından projede gönüllü olarak başvuru yapanlar arasından seçildi. Geleneksel müzik yapan sanatçılara öncelik verildi. Mardin’de görev yapan müzik öğretmenleri de projeyi destekledi.

Bu projenin devamı olacak mı, Mardin’den başka sesler de duyacak mıyız?

“Mardin’in Sesleri” filmi için 500 saatlik çekim yapıldı ve 13-dakikalık kısmı filmde kullanıldı. Çok zengin bu kültürel mirasın geri kalanını da görünür kılınması için proje devam edecek. Nisan ayında yeni halk ezgileri ile çekimler başlayacak.

 

** “Mardin’in Sesleri” filimini yukarıdaki oynatıcıya tıklayarak izleyebilirsiniz. **

 

“Dünyadaki bütün yemek kültürleri üzerinde Mezopotamya mutfağının doğrudan bir etkisi bulunuyor.”

Sizin de en başta belirttiğiniz gibi, somut olmayan kültürel mirasa odaklanan çalışmalarınızdan biri de Mardin ve Yemek Kültürü kitabınız. Bu kitap projesinden de biraz daha ayrıntılı bahsedebilir misiniz?

Dünyadaki bütün yemek kültürleri üzerinde Mezopotamya mutfağının doğrudan bir etkisi bulunuyor. Mezopotamya kentlerinin tümünde olduğu gibi Mardin mutfağı da olağanüstü zenginliğe sahip. Bu zenginliğin farkında olan Artuklu Üniversitesi Öğretim üyesi Lokman Toprak hocamız Mardin yemek kültürünün ve mutfağının tanıtılması amacı ile müzemizle birlikte bir çalışma başlattı. Biz de müze olarak somut olmayan kültürel mirasın önemli bir unsuru olan Mardin ve Yemek Kültürü isimli bu kitabın yayınlanmasına destek verdik.  Kitabın yayınlanmasında büyük emeği geçen Lokman Hocamıza buradan tekrar teşekkür ediyorum.

mardinin-sesleri-2

Mardin’in Sesleri filmine zaman ve coğrafya fark etmeden sosyal medya kanalları üzerinden ulaşabiliyoruz. Mardin ve Yemek Kültürü kitabı için de benzer bir elektronik yayın çalışması olacak mı?

Şu ana kadar 10 üzerinde yayınımız var bunların hepsi web sitemiz üzerinde pdf olarak yayınlanacak şu an sitemizi yeniliyoruz.

 

Aileleri çocukları ile birlikte müzemize çekebildiğimiz ve gözleri arkada kalmadan çocuklarını bize emanet edebilecek bir güveni verdiğimiz için çok mutluyuz.”

Yaptığınız çalışmalara baktığımızda Mardin Müzesi’nin bölge halkıyla yakın ilişki kurnaya önem verdiğini görüyoruz. Bu ilişki bağını güçlendirmek için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Topluma hizmet bakış açısıyla faaliyetlerini planlayan ve tarihi kentsel sit alanında, somut olmayan kültürel mirasın yoğunlaştığı eski Mardin’in meydanında bulunan Müzemiz,  müze çevresindeki halk ile sürekli ve sürdürülebilir bir ilişki başlatmış; daha önce müzeye gitmemiş, müze ziyaretçisi olmayan her kesimden genç bir kitlenin aktif müze kullanıcısı olmasını sağlamak amacıyla etkinlikler, atölye çalışmaları hayata geçirerek şehirde bir çekim merkezi haline gelmiştir.

mardinin-sesleri-5

Müzede 140 m2 sanat galerisi, 10 bin kitaba sahip ihtisas kütüphanesi, tam donanımlı Restorasyon Konservasyon ve Analiz Laboratuvarı, 50 bin eserin muhafaza edildiği modern depolar, 50 ve 150 kişilik konferans salonları, 50 kişilik 3D sinema salonu ve etkinlik alanları olarak kullanılabilen teraslar bulunmaktadır.

Müzenin eğitim çalışmaları, müzeye gezmeye gelen ziyaretçilere, okul dönemlerinde randevulu sistemle sınıflarıyla gelen öğrenci ve  öğretmenlere, kentsel sit alanında oturan halka yönelik sürdürülmektedir. Bu çalışmalar müze eğitimcisi, arkeolog, görsel sanatlar öğretmeni, heykeltıraş usta eğiticilerden ve müze gönüllülerinden oluşan bir ekiple 6 yıldır devam etmektedir.

Müzemiz, “nesne için değil, insan için var olma” söylemiyle hareket ederek, müzelerin toplumsal değişimin ve gelişimin dinamik merkezleri olması gerekliliğiyle çalışmalarını yürütmektedir. Bu bağlamda, toplumsal işlevlerini çeşitlendirmekte, herkes için ulaşılabilir olmanın, toplumsal katılımın ve kültürel çeşitliliğin farklı biçimlerine vurgu yapmanın çeşitli yöntemlerini geliştirmekte ve denemektedir.

Mardin Müzesi, daha iyi bir dünya için bulunduğu şehirde, sokaktaki adamın,  her yaştan çocuğun, komşusunun, esnafın, zanaat ve sanatçıların, engelli bireylerin; kısacası toplumun gelişmesi ve kendini daha iyi hissetmesi için çalışmalar yürütmektedir.

Mardin Müzesi, 10 bin yıllık geçmişi olan kentin kültürünü temsil etmekte olup Mardin’in arkeolojik verileri ışığında kent kültürünü halka tanıtan bir müzedir. Mardin’in kültürel ve etnik çeşitliliği nedeniyle farklılıklara saygıyla yaklaşma yolunda bir liderlik görevi de üstlenmektedir. Bu nedenle demokratik bir müze hizmeti vererek ve sosyal adalet kavramına inanarak farklı kültürlerle işbirliği yapmaktadır.

mardinin-sesleri-3

Biz, çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda Müzelerin sadece eserlerin depolanıp sergilendiği yerler olmadığı düşüncesindeyiz. Müzeler aynı zamanda birer eğitim kurumlarıdır. Bu düşünceyle müzemizde eğitim çalışmalarına büyük önem verdik. Müzede Arkeopark  ve kapalı beş  adet eğitim salonu oluşturarak eğitimlerimizi yıl boyunca kesintisiz sürdürebilmekteyiz. Müze olarak bölge halkıyla ve özellikle de komşularımızla yakın ilişkiler kurabilmek için çeşitli çalışmalar yaptık, komşularımıza misafir olarak müzemizi, yaptığımız ve yapacağımız çalışmaları anlattık; aynı zamanda komşularımızın önerilerini dinledik. Yıllardır müzemizin yanında oturan ve müze hakkında hiçbir bilgisi olmayan aileleri, çocuklarıyla birlikte, müzemize çekmeyi başardık. Şu an müzemizde çocuklar için onlarca eğitim çalışması yapılıyor, onların kişisel gelişim ve becerilerinin artmasına bunun yanında özgüven kazanmalarına yardımcı olabilmek için elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Şu ana kadar yaklaşık elli bin çocuk, müzemizde eğitim aldı ve aileler gönül rahatlığı ile çocuklarını müzemize emanet edip gidebiliyor. Bu durum bizim bölge insanıyla bağ kurmamıza çok büyük katkı sağlıyor. Aileleri çocukları ile birlikte müzemize çekebildiğimiz ve gözleri arkada kalmadan çocuklarını bize emanet edebilecek bir güveni verdiğimiz için çok mutluyuz.

Tüm bu yoğun çalışmanın arasında hem ulusal hem de uluslararası etkinliklere de katılarak Mardin Müzesi’ni bölgenin dışına taşıyorsunuz ve tanıtıyorsunuz. Bu etkinliklerin Mardin Müzesi’ne ziyaretçi geliştirme olarak dönüşünden bahsedebilir misiniz? Bölgeye daha fazla ziyaretçi gelmesi için yaptığınız belirli çalışmalar var mı?

Müze olarak tek seferlik ziyaretçiden çok seferlik ziyaretçiye yönelik bir alt yapı oluşturarak müzecilik faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yaptığımız etkinliklerin görünür kılınması için tanıtım faaliyetlerine özel önem veriyoruz. Çok büyük ve önemli kültürel mirasa sahibiz. Çok zengin bir kültür varlığı koleksiyonumuz var. Bu koleksiyonu ve mirası değerli bulan, geçmişin bilgi kaynağı olarak gören,  hem bunları izlemekten keyif alan hem de  müzede vakit geçirmekten mutlu olan, müze kültürlü ve yaşadığı kentte mutlu bireylerin yetişmesi için müze eğitim çalışmalarımızı devam ettireceğiz.

mardinin-sesleri-8

mardinin-sesleri-9

Çok teşekkür ederiz yanıtlarınız için. Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Mardin Müzesi, yaptıkları ve hedefleri ile “Çağdaş bir müze Nasıl Olmalı ve Neler Yapmalı?” sorularına net bir şekilde yanıt olmaktadır. Müze, daha iyi bir dünya için sokaktaki adamın, komşusunun, farklı büyüyen her bireyin gelişmesi ve kendini daha iyi hissetmesi için payına düşeni yapan; halka açık, ilham perilerinin uçuştuğu, görünmeyenin, fark edilmeyenin öyküsünün anlatıldığı, “sorunlara çözümlerin üretilmesine yönelik” sergilerin açıldığı, dönüşümün ve tarafsızlığın temel ilke sayıldığı, yerelin ulusala ve küresele taşındığı, tarihin bütün katmanlarının birleştirildiği, yeni bilgi ve gerçeklerin üretildiği, farklılıkların algılandığı ve geliştirildiği, hoşgörü ve barışın tesis edilip pekiştirildiği, tarihin boğmadığı, nesnelerin değil öykülerin sunulduğu, kolayca ulaşılabilen ve yararlanılabilen, yasakların değil özgürlüklerin geçerli olduğu,  yaşamın bütün kesim ve alanlarının yer aldığı, çağdaş yönetim biliminin esaslarına göre yönetilen, insanın merkez kabul edildiği ve sistemin buna göre oluşturulduğu, ziyaretçi ile aynı dili konuşma kaygısının önemsendiği, her türlü yaşam etkinliğinin kolaylıkla gerçekleştirilebildiği, çoğulcu ve disiplinlerarası yaklaşımların ve etkinliklerin icra edildiği, yaşamın kalitesinin artırılmasına katkıların sağlandığı, iletişimin en üst düzeyde yaşandığı, aydınlanmanın ve bilinçlenmenin ortaya çıktığı, çok türlü araştırma ve uygulama olanaklarına sahip; özetle, geçmişin özümlenerek bugünün kavrandığı ve geleceğin kurgulandığı bir kurum olarak hizmetlerine devam edecektir.

Mardin Müzesi, topluma hizmet bakış açısıyla faaliyetlerini planlayarak ve  müzenin sınırlarının ve kapsamının kentlilerle birlikte belirlenmesi gerektiğine inanarak, “Müzeler Yaşamları Değiştirebilir” sloganı ile halkın yaşantılarını değiştirmek için bilgilendirerek, danışarak, birlikte karar vererek ve birlikte hareket ederek, bağımsız girişimleri de destekleyerek Mardin’de varlığını sürdürecektir.

 

** “Engelsiz Mardin, Engelsiz Müze” etkinliğine dair kısa filmi yukarıdaki oynatıcıya tıklayarak izleyebilirsiniz. **

 

Hakkında MMKD

Türkiye'de müzecilik platformu // bilgi@mmkd.org.tr

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık