Google+
Rembrandt’ın Zaman Tüneli Olsaydı

Rembrandt’ın Zaman Tüneli Olsaydı

İzleyicileri ile sosyal medya aracılığıyla giderek daha fazla iletişim kurmaya başlayan müzeler, kullandıkları kanalları ve sosyal medya dillerini de geliştiriyorlar.

Müzelere izleyici ile daha direkt iletişim kurma imkanı sağlayan sosyal medya, daha informal bir dil kullanımı için de zemin sağlıyor. Bu da izleyici ile müze arasındaki psikolojik mesafeyi kısaltıyor, müzeyi bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz bir yer olmaktan çıkarıp etkileşim içinde olunan, eğlenceli bir yere dönüştürme olanağı sunuyor.

Rijksmuseum bu anlamda müzeler için sosyal medya kullanımına güzel bir örnek. Kullandıkları sosyal medya dili izleyicinin ilgisini yakalayabiliyor. Onları eğlendirirken müze ve koleksiyonları hakkında bilgilendirebiliyorlar. Aşağıdaki video Rijksmuseum koleksiyonunun en popüler eserlerinden “Gece Bekçileri” tablosunun ressamı Rembrandt’ın Facebook hesabı olsaydı nasıl olacağını canlandırarak hem Rembrandt hakkında bilgi veriyor hem de müze ve koleksiyonlarına ilgi çekiyor.

Hakkında Elif Koçak

2006 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme bölümünden, 2011 yılında da aynı üniversitenin Müzecilik Yüksek Lisans bölümünden mezun oldum ve bir "Müze İşletmecisi" oldum. Tezim "Müzelerde Marka Yönetimi" üzerineydi. Çalışma hayatına, öğrenciyken, İstanbul Oyuncak Müzesi'nde atıldım, TÜRSAB İstanbul Arkeoloji Müzeleri Gelişim Projesi, Bilkent Kültür Girişimi ve İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde devam ettim. Nisan 2012'den beri Pera Müzesi Pazarlama Programları Sorumlusu olarak çalışma hayatıma devam ediyorum.

Yanıt ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.İşaretli alanları doldurmak zorunludur *

*

Yukarıya çık